|
Melek, adayın özgeçmişini inceledi. Eğitim durumunda, 4 yıllık üniversite mezunu yazıyordu. Tamam, dedi. Bu pozisyon için aranan ön şartlardan biri 4 yıllık üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun olmak. Deneyim şartı aranmıyordu. Yeni mezun bir kişi ama ‘uygun gözüküyor...’ diye geçirdi içinden. Özgeçmişinde yazılı telefonu arayarak adayı ertesi gün için iş görüşmesine davet etti. Ertesi gün, saat tam 11.00’de, bir gün önce sözleştikleri gibi aday görüşmeye katılmak için şirkete geldi.
Görüşme gayet güzel başladı. Adayın özgeçmişindeki bilgiler üzerinden geçerken, bir şey dikkatini çekti Melek’in. Yanılıyor muyum acaba?.. diye düşünürken, görüşmenin seyrini değiştirecek o can alıcı soruyu yöneltti adaya:- Okuduğunuz üniversitede bu isimde 4 yıllık bir fakülte olduğunu bilmiyordum. Yeni mi kurulmuş acaba? Aday, kendinden gayet emin bir ifadeyle ve neredeyse hiç duraksamadan cevabını verdi: - Yoooo... Aslında iki yıllık bir yüksekokul orası. Ancak, ben 4 yılda bitirdiğim için öyle yazdım. Melek şaşkınlığını gizlemek ve soğukkanlılığını muhafaza etmek için birkaç saniye önüne, sonra başını kaldırarak adayın yüzüne baktı. Çok ciddiydi karşısındaki kişi, söyledikleri de şaka değildi. Cevap olarak yalnızca şu cümle döküldü Melek’in ağzından. - Sanırım siz olaya değişik bir noktadan yaklaşmışsınız. Aslında o anda aklından geçen soruyu sormayı çok isterdi ama mülakatın ciddiyetini bozmamak için vazgeçti: - “Bu durumda, 4 yıllık fakülteleri 6 yılda bitirenleri de yüksek lisans mezunu mu saymamız lazım yani?”
|