|
Hepimizin psikolojisi zaman zaman bozulur. Hepimiz hayatlarımızda iniş çıkışlar yaşarız. Ama bize söylenen, işi işte, evi evde bırakmak gerektiğidir. İşin ve özelin birbirine olabildiğince karıştırılmaması gerektiği. Özelde yaşananları, iş yerinin kapısında; iş hayatında yaşananları evinin kapısında bırakan kişilere hayranlıkla bakılır ve bu, ideal çalışan özelliklerinden biri olarak görülür çoğu zaman.
Peki özeli iş görüşmesine taşıyanlara, hatta mülakat sürecinin tam ortasına taşıyanlara nasıl yaklaşmalı?.. Duygu, bir danışmanlık şirketinde çalışıyordu. Birkaç gün önce de yeni bir pozisyonda aday arayışına başlamıştı: "Yönetici Asistanı".
Yönetici asistanı, zor bir pozisyondur. Eğitimin ötesinde, iletişim ve organizasyon kabiliyetinin yanısıra, güçlü bir kişilik gerektirir. Kolay değildir... yöneticinizin mutlu, neşeli anları kadar; gergin, strestli anlarını da onunla yaşarsınız. Ve yöneticiniz nasıl olursa olsun, sizden daima pozitif ve güçlü olmanız beklenir. Yönetici asistanlığının belki de en zor yanıdır bu.Duygu da, görüşmelerinde adayları özellikle bu açılardan irdeliyordu. Eğitim, bilgi, deneyim dışında, bu pozisyon için kişilik olarak da gerçekten uygun mu diye? O gün 14.00'te, özgeçmişine bakıldığında alt yapı anlamında çok başarılı bir adayla görüşme yapacaktı. CV'ye baktığınız zaman, bu pozisyonun gereklerine ve şirketin beklentilerine uyan bir aday olduğu izlenimi veriyordu. Sabah saatlerinde aday aradı ve talebi üzerine Duygu görüşmeyi bir saat erteledi. Öğleden sonra aday tekrar aradı Duygu'yu. Duygu başka bir görüşmede olduğu için telefonu Çiğdem açtı. Aralarındaki konuşma aynen şöyle gerçekleşti: - Merhaba, ben "A.B". Duygu Hanım'ı aramıştım.
- "A" Hanım merhabalar. Duygu Hanım şu an bir görüşmede, ben yardımcı olabilir miyim?
- Kendisiyle yarım saat sonra bir görüşmem vardı. Aslında ben size çok yakın bir yerdeyim. Bir alışveriş merkezinde. Ama sinirlerim çok bozuk. Oturdum, bir kahve içiyorum.
- Peki, pozisyona ilginiz devam ediyor mu? Görüşmeniz hangi pozisyon içindi? Görüşmeyi ileriki bir tarihe ertelemek ister misiniz?
- Hangi pozisyon için olduğunu şu an bilemiyorum?!?!?
- Peki, ben günlük görüşme listemize bakayım... Görüşmeniz, yönetici asistanı pozisyonu içinmiş "A" Hanım.
- Evet evet, onun içindi. Evet evet, halen ilgileniyorum aslında.
- Peki, şu anda bizim sizin için yapabileceğimiz bir şey var mı?
- Yok yok, teşekkür ederim. Kahve içip sakinleşmek istiyorum sadece. İyi günler.
- Çok teşekkürler, size de iyi günler.
Bu görüşmeden yaklaşık bir saat kadar sonra adayımız "A" görüşmeye geldi! Siz Duygu'nun yerinde olsaydınız, ne yapardınız?
|