Yapılan işi sevmek, sevilen işi yapmak E-posta

Yapılan işi sevmek, sevilen işi yapmakBu hafta iki konuğumuz var… İki farklı hayat, iki farklı tarz. Ama ortak bir özellikleri var; işlerine olan tutkuları. Geçtikleri yollar farklı da olsa, yıllar önce hedefledikleri noktaya ulaşmak için gösterdikler çaba ve inanç, alkışlanmaya değer.

İş hayatının sadece maddi gelir kaynağı ya da prosedürlerin uygulandığı bir platform olmadığının; bir hayat biçimi, bir mücadele kazanımı da olabildiğinin, tutku ve çalışmanın, başarıya giden yolda ana kuralların başında geldiğinin örnekleri bu iki portrede görülebiliyor. Kendini tanımanın, keşfetmenin, yolunuzu çizip bu yolda çalışmanın sonu başarıya gidiyor. Hele ki bu yol, sevgiden geçiyorsa…

Sevdiği işi yapmak için başka işler yapmış

Çarşamba akşamlarının neşesi olan bir diziyle tanıdık onu… Öncesinde TV ekranlarında, bazılarımız da tiyatro sahnesinde görmüştük ama hafızalarımıza kazınması, sanırız bu diziyle oldu. Canlandırdığı çaycı karakteri ile ve daha sonra yer aldığı başka projelerle beyaz camdan evlerimize konuk olmaya devam etti.

Bülent PolatAdı, Bülent Polat, nam-ı diğer Şesu. İlginç bir çalışma geçmişi var Bülent Polat'ın. Liseyi Bahçelievler Endüstri Meslek Lisesi'nde Metal İşleri Demir Doğrama Bölümü'nde bitirmiş. Ardından, konservatuara devam etmiş ama bitirmemiş. Görmüş ki, oyunculukla ilgili tarafı sinemaya biraz daha yakın. Şimdi ise, Kültür Üniversitesi Sinema-TV Bölümü'nde okuyor.

Farklı iş deneyimleri bugünkü işinde çok önemli olmuş

Farklı alanlardaki iş deneyimlerinin, geriye dönüp baktığında oyunculuğu için çok önemli olduğunu söyleyince, ister istemez 'Peki bu kadar farklı ne işler yapmış olabilir ki?' diye düşünmeden edemiyor insan.

Ne yapmamış ki…

İlk para kazandığı iş, o zamanlar Çapa Tıp Fakültesi'nde görev yapan ağabeyinin önerisiyle, Kan Merkezi'nin önünde ve hastanenin onayladığı şekilde kapalı ve steril su satmakmış. Ama çok uzun sürmemiş. Çıkan gazdan etkilenince, bu işi bırakmak zorunda kalmış.

Meslek lisesi mezunu olduğu için, demir doğrama atölyelerinde ve İETT'de çalışmış. Şehremini'ndeki tamirhanede staj, Zeytinburnu'ndaki bir demircide çıraklık yapmış.

Bir dönem, evlere duşakabin yapan ve duvardan duvara halı döşeyen bir arkadaşıyla birlikte, ardından da dayısının Sefaköy'deki cola bayiinde çalışmış, gerektiğinde kasa kasa cola dağıtmış.

Bunları yaparken tiyatrodan da kopmamış.

Mesleğiniz nedir?

Bütün bu deneyimlerinden ardından "Performansınızı en doğru şekilde gösterdiğiniz alan, mesleğinizdir. Hangi alanda kendinizi mutlu hissediyorsunuz, hangi alanda gerçekten kendi yeteneğinizi ortaya koyabiliyorsunuz? buna bakmalısınız" diyor Bülent Polat ve devam ediyor:

" Hayat bu… Ne iş olursa olsun, eğer yapmak zorunda kalırsam mutlaka en iyisini, en doğrusunu, elimden gelenin en ahlaklısını yapmak için çalışırım."

Sonrasında da Şesu karakterini masaya yatırıyor ve sözü kendi bakış açısına getirerek bağlıyor.

"Bu karakterin yapabilirlikleri çok fazlaydı. Moda editörlüğü yapıyordu. İyi bir fotoğrafçıydı, iyi yazı yazıyor ve iyi eleştiriyordu. O yüzden de şu ana kadarki diğer çaycı karakterlerinden uzaktı.

İlerlemeye, değişime açıktı. Değişmekten korkmuyor sadece özünden çok fazla ödün vermekten çekiniyordu. Çünkü, özü, onun başarısının kaynağını oluşturuyordu.

Sonuçta, kendi mesleğinizle de ilgili bir işin çıraklığını yapmadan kalfalığını; kalfalığını yapmadan da ustalığını yapamazsınız." diyor ve ekliyor;

"Hayatımda daima bunu ilke edindim ve en doğru işi bulup, bu şekilde ilerledim ben de…"




Coşkun AralHayalini olmasa da, hedefini gerçekleştirmiş

Bir başka ilginç portre de Coşkun Aral.

Görmeyi belki hayal bile etmediğimiz, harita üzerinde yerini göstermekte dahi zorlanacağımız yerlerin fatihi… heyecan ve maceranın ön adı, gazeteci ve Haberci Coşkun Aral.

Mesleğine ilişkin bir eğitim almamış Aral, yani alaylı. 13 yaşında şu anki mesleği olan fotoğrafçılık ve gazetecilikle tanışmış, 17'sinde profesyonel olmuş.

Coşkun Aral'ın asıl hedefi doktor olmakmış aslında ama gezgin bir doktor. Tıpkı hayranı olduğu doktor dayısı gibi. Hatta Afrika'nın geri kalmış ülkelerinde görev yapan misyoner bir doktor olma hayali varmış. Bütün bunları yaparken de haberciliği ve fotoğrafçılığı devam ettirmek istiyormuş.

Ne istedi, ne elde etti?

Ama her şey tam da düşündüğü, hayal ettiği gibi olmamış. Nedenini ise şöyle özetliyor Coşkun Aral:

"Türkiye'deki eğitim sisteminin farklılığını sonradan anladım. Çünkü sistem ve hatta aileler gençlere bir meslek sahibi olmaktan öte, kimlik sahibi olmayı tercih ettiriyor. Var olmakla, varlıklı olmak arasındaki farkı tam olarak bilemeyen bir toplumsal yapımız var. Şimdi daha da kötüye gidiyor.

Binlerce, milyonlarca üniversite mezunu var ama dünyanın hiçbir yerinde iş bulamayacak kalitede insanlar… genel kültürden tamamen uzak.

Bazı aileler de, çocuklarımızın zaten işleri var, diye düşünerek, üniversite diplomaları olsun deyip, manevi tatmin peşinde.

Çocuklarının gerçek anlamda dünya insanı olmak yerine, dünyalıkla dünya insanı olmalarını arzu ediyorlar.

Bence, eğitimin kalitesizliği, şimdi değil ama ileriki dönemlerde büyük problem olacak." diyor.

İnsanı insan yapan öğe: Merak

Aral, insanı insan yapan öğenin 'merak' olduğunu belirtiyor ve daha iyisini, daha kalitesini, daha farklısını arama sevdası içinde bu merak hissinin değer kazandığının altını çiziyor. Aile ve toplum yapısının ise, merağı öldürdüğünü vurguluyor ve devam ediyor;

"Gençlere tavsiyem, çocukluklarını iyi yaşasınlar, meraklı olsunlar. Doğa onlara her şeyi veriyor. Görme biçimleri oluşsun. Arzu ettikleri alanda kendilerini görmelerini ve geliştirmelerini öneririm."

Coşkun Aral, hayal ettiği gibi doktor olamamış belki ama hedeflediği hayatı yaşamayı başarmış. Planladığı gibi gazeteciliği ve fotoğrafçılığı bırakmamış, hatta hayatını bunun üzerine kurmuş. Belli ki sevdiği işi yapmış, yaptığı işi çok sevmiş. Yoksa bu kadar başarılı ve özel olması mümkün olabilir miydi?

 

 
< Önceki   Sonraki >
   
   
 
Exelect, Türkiye İş Kurumu tarafından verilen "Özel İstihdam Bürosu İzin Belgesi"ne sahiptir.
Belge Tarihi: 04/05/2009 Belge No: 31
"İş arayanlardan, hiçbir ad altında menfaat temin edilemez ve ücret alınamaz"


Bankalar Cad. Bozkurt Han No:3 Kat:2 Karaköy/İSTANBUL
Tel: 0212 251 99 19 Faks: 0212 251 90 45 e-mail: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
www.exelect.com.tr