|
HR Dergi tarafından bu yıl 5.si düzenlenen 'Seçme Yerleştirme Zirvesi' 23 Eylül 2008 tarihinde Exelect'in resmi sponsorluğunda gerçekleşti. Zirvede Performia ve Exelect International'ın kurucusu Marten Runow da "Başarılı Personel Seçiminin Anahtarları: İşe Alım Proseslerinde Zaman ve Paradan Nasıl Tasarruf Sağlarsınız?" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Önemli olanın doğru kişiyi doğru yere, doğru pozisyona ve doğru ekibe yerleştirme olduğuna dikkat çekti ve bu doğrulardan herhangi birinin gerçekleşmemesi durumunda başarısızlığın geleceğinin altını çizdi.
Marten Runow, bir anlamda 22 yıllık insan kaynakları deneyimini de paylaştığı konuşmasında özetle şunları söyledi:
"İşe alım, şirketin en önemli birimidir. Çünkü, şirkete katılacak yeni çalışanlar işe alım tarafından belirlenir. Dolayısıyla, şirketin geleceği ve başarısı işe alımın doğru kararlarıyla şekillenir. İşe alımda yapılan hatalar ise, şirketi büyük risklere götürebilir, şirketin üretimini direkt olumsuz yönde etkiler.
İşe alımda dikkat edilmesi gereken kilit nokta üretim'dir. Kişinin performansı, ne kadar ürettiği; şirketin bugününü ve yarınını en çok etkileyecek bilgidir. İş görüşmesi sırasında sınanması gereken ilk temel alan, adayın daha önceki işlerinde gösterdiği performansdır. Kişinin performansını değerlendirmek için, kişiye sonuca yönelik sorular sorulmalı ve yaptığı işin sonuçlarına bakılmalıdır. Görüşmede adayın işi yapmak ve üretmek isteği ve sonuç odaklılığı değerlendirilmelidir.
Test edilmesi gereken nokta, üretkenliktir
Görüşmede son derece başarılı, iyi giyimli, konuşmasını, oturup kalkmasını bilen, sorulan sorulara yerinde cevaplar veren bir adayla karşılaşabilirsiniz, ancak burada gerçekten bilmeniz gereken, kişinin işte ne kadar üreteceğidir. Görüşmeye çok iyi hazırlanmış biri işe girmek için oradadır, ancak işi yapmak ve üretmek için de ona tamamen güvenebilir misiniz? Bu konuda emin olmalısınız. Burada unutulamaması gereken önemli nokta, karşı karşıya olduğunuz büyük risktir. Burada şu noktaya dikkat etmelisiniz: Üretken olmayan bir kişinin işe alınmasının etkisi hiçbir zaman SIFIR değildir, NEGATİF'tir. İşini yapmayan, üretmeyen bir insan, şirketi ileri götüremeyeceği gibi, pazardaki yeri ve rakiplerini de dikkate aldığınızda şirketi geriye götürür. Böyle bir kişinin işe alınmasıyla yapılan hata, şirket için kolay geri dönülemeyen bir hata olabilir. Üstelik, çok iyi olduğunu düşündüğünüz bir çalışanı daha az kontrol edersiniz. Dolayısıyla, üretmediğini anlamanız uzun zaman alabilir. Bu süreç de şirkete ciddi bir maliyet oluşturur.
Doğru işe alım yapıldığında ise, şirket için herşey daha kolay olur. Beklenilen sonucu veren, başarı odaklı kişilerle çalışarak şirketin büyümesini ve karlılığını arttırmak mümkün olacaktır. Kişinin ne kadar ürettiğini bilmek de geçmiş deneyimlerinin detaylı bir şekilde sayısal sonuçlarla sorgulanmasıyla gerçekleşebilir. Aynı sporda olduğu gibi, istatistiklere, kazanılan oyunlara, atılan gollere bakılarak, sporcunun transferine karar verilir. Başarısız bir oyuncuyu hiçbir takım istemez. Geçmişte başarılarını gösterebilen kişileri şirketinize katmak doğru bir yaklaşımdır. Daha önce elle tutulur başarısı olmayan bir kişiyi şirketinize katarak, "Belki bu defa üretir" ümidiyle şirketi riske atmamalısınız.
Görüşmelerde kişiye yönelik üç temel alan üzerinde durulur: 1. Olmak (Kişinin kim olduğu), 2. Yapmak (Ne iş yaptığı), 3. Sahip olmak (Kişinin ürün olarak ne ürettiği; yaptığı işin sonuçları).
Çoğunlukla görüşmelerde en çok üzerinde durulan konu kişinin kim olduğudur. Görüşmeler genelde "Biraz kendinizden bahsedin?" ile başlar. Neler yaptığıyla devam eder. "Neler yaparsın? Şu konuyla ilgili ne düşünüyorsun?..." Ancak kişinin ne ürettiği, yani işinde ne tür sonuçlar elde ettiği sorulmaz. "Hedeflediğin sonuç neydi? Hedefine ulaştın mı?" gibi sorular, sıkça yer verilmeyen görüşme sorularıdır.
Örneğin, bir resepsiyonistten beklentiniz nedir? İnsanların telefonla bağlantısını sağlamak. Burada yapılan doğru bağlantılar, kişinin problem çözmesine ve işine değer katarak sonuca ulaşmasını sağlar.
Üritemden sonra en önemli kriter, kişilik
Üretimden sonra, en önemli kriter kişilik'tir. Adayın kişilik özelliklerini bilerek, onun nasıl bir insan olduğunu, hangi durumlarda ne tür davranışlar sergileyeceğini, nasıl yönlendirileceğini, nasıl motive edileceğini ve şirket için nasıl daha verimli hale getirilebileceğini tespit etmek mümkündür. Hem İK departmanının, hem de yöneticilerin, çalışanın kişilik özelliklerini bilmesi ve bunlara göre kişiyle iletişimde olması ilişkiyi güçlendiren ve verimi arttıran etkenlerdir."
Marten Runow, Performia testleriyle ilgili detaylı seminerlerini İstanbul'da Kasım-Aralık döneminde vermeyi planlıyor. Böylelikle, Performia testlerinin tanıtımı ve şirketlerde işe alım departmanları tarafından kullanımı Türkiye'de başlamış olacak.
|