Ne kadar demokrasi? E-posta

Ne kadar demokrasi?Birden fazla insanın olduğu her ortamda, düşüncelerdeki çatışma ya da en azından farklılaşma olasılığını göz önünde bulundurmak gereklidir. Bir problemin çözülmesi, bir işin yapılması, bir olgunun açıklanması benzeri hemen her konuda herkesin farklı yöntemler, farklı metodlar kullanması mümkün. İnsanların bir araya gelerek oluşturdukları gruplardaki (uluslar, sivil toplum kuruluşları, organizasyonlar, şirketler vb.) amaç, ortaya çıkan yöntem ve metodlardan en etkin, en doğru, en verimli olanı kullanmaktır şüphesiz.

En doğru çözümün bulunması konusunda uygulanan yöntem, bu konudaki başarı oranı ile yakın bir ilişki içindedir. 

Herhangi bir işin yapılması, belirlenen bir hedefe ulaşılması, hatta o hedefin belirlenmesi sırasında, hangi yöntem ve parametrelerin esas alınacağı, sonucun başarılı olması için en önemli noktalardan biridir. Bu aşamada, bu saptama ve uygulamaları kim veya kimlerin ortaya koyacağının bilinmesi gerekir.

Şirketlerin yönetimi ve organizasyonel yapısının oluşturulması sırasında, diğer alanlarda olduğu üzere

Demokrasi: Organizasyonda yer alan herkesin katılımının sağlanması,  

Bürokrasi: Hiyeralşik yapının ve belirlenmiş prosedürlerin esas alınması,

Otokrasi: Karar yetkisinin tek bir merkezde toplanması,

Kuralsızlık: Gelişi güzel, önceden belirlenmemiş yöntemlere açık olunması kavramlarından yararlanılması söz konusu.

Bir şirketin başarısı için, şirket stratejisinin belirlenmesi sırasında kimlerin ne ölçüde etkin olacakları önemli bir karardır. Bu aşamada, şirketin organizasyonel yapısının hangi kavram esas alınarak oluşturulduğunu incelemek gerekecektir. Farklı insanların aynı konuda ortaya koydukları farklı fikirlerden bir sonuç çıkarılması noktasında,  4 temel kavramdan söz etmiştik:

DemokrasiKuralsızlık

Önceden belirlenmiş bir kurallar ve öncelik sıralamasının olmadığı, tesadüfen ortaya çıkan fikirlerin uygulamaya konulabildiği bir yöntem olarak açıklanabilecek kuralsızlık, çokça karşılaşılan bir olgu durumunda değildir. Bununla birlikte, şirket politikalarının ve başarısının bir açıdan şansa bırakılması anlamına gelen bu durum, zaman zaman şirketlerin yol haritasının belirlenmesinde etkin bir rol oynayabilmektedir.

Bürokrasi

Alışılagelmiş yöntem ve uygulamaların sıkı sıkıya korunduğu, katı bir hiyerarşik yapının etkin olduğu bürokrasi, kamu yönetiminde önemli bir etkiye sahiptir daha çok. Şirketlerin böylesi bir hareketsizliğe esir olmaları, küresel hareketlerin çok etkin ve hızlı bir biçimde yayıldığı günümüzde, çokça istenen bir durum olmasa gerek. Bu açıdan, şirketlerin bürokratik yapılar kurmaları, bir yönüyle hantal bir yapıya bürünmeleri, olaylara ve gelişmelere tepki vermekte zorlanmaları ve gecikmeleri anlamını taşır.

Otokrasi

Karar alma yetkisinin, gücün ve otoritenin tek bir merkezde toplanması anlamına gelen "Otokrasi", şirket yönetim aşamalarında sıkça başvuralan bir metoddur. Burada, şirketin amacı, hedef saptamaları, şirketin stratejileri, belirlenen hedefe ulaşılması için esas alınacak yöntemler tek bir merkez tarafından (çoğunlukla da patron demektir bu merkez) belirlenir. Otokratik yapılanmayı seçen bir şirkette, güç merkezi dışında kalan tüm bireyler, güç merkezinin yönlendirme ve yöntemleri doğrultusunda hareket etmek durumundadır.

Demokrasi

İnsanoğlunun bir arada yaşamayı olanaklı kılabilmek için bulabildiği en etkin çözüm yolu olarak ortaya çıkan "Demokrasi", ortamda bulunan tüm bireylerin fikirlerinin dikkate alındığı, bazılarının diğerlerine birşeyleri dikte etmediği, uzlaşma kültürüne bağlı kalındığı, en gelişmiş yönetim biçimidir. Demokratik yapılanmayı esas alan bir organizasyonda, birilerinin diğerlerinden daha özel, daha etkin, daha hakim olması söz konusu değildir. Burada, gidilmek istenen yer, oraya gidilirken izlenecek yol, yolda yapılacak diğer aktiviteler konusunda, organizasyonu oluşturan tüm bireylerin söz hakkı vardır ve ortaya koydukları düşünceler aynı ağırlıkla göz önünde tutulur.

Hayatın hemen her alanında olduğu üzere iş dünasında da ideal olan, organizasyonu oluşturan tüm  bireylerin çözüm, hedef ve uygulamalara katkı koyması, fikirleri ile yol gösterici olması, bütün bunların sonucunda da, en doğru yöntemin bulunabilmesidir. Bu idealizasyonun karşılığı olarak kuramsallaşan demokrasi, herkese söz hakkı verilmesi, sözlerinin aynı ağırlığa sahip olması demektir. Bir yanı ile şirketlerin demokratik yapılanmayı seçmeleri, başarıya ulaşılmasını sağlamakla birlikte; ortak bir noktada buluşulması, uzlaşmanın sağlanması mümkün olamayabilir her zaman. Böylesi bir durumda, çözüm getirmesi istenen demokratik yapının kendisi bir kaosa ortam hazırlayabilir. Herkesin farklı bir fikir ortaya koyduğu, birinin diğerini ikna edemediği bir ortamda, herkes herşeyi bildiği gibi yapmaya yönelebilir. Bu da çok sesliliği amaçlarken, çok başlılık sonucunu getirebilir. Çalışanların demokratik bir organizasyon içinde daha verimli ve etkin olmaları beklenmekle birlikte, bu demokrasinin dozunun iyi tutturabilmesi gerekecektir.

Uzlaşmanın, ortak bir noktada buluşmanın mümkün olamadığı hallerde birinin çıkıp, "Bunu böyle yapacağız"  diyerek, noktayı koyabilir olması gerekir. Bir yanıyla "demokratik otokrasi" gibi duruyor olsa da, sistemin kilitlenmemesi için böylesi mekanizmalara gereksinim duyulabilir. Burada önemli olan konu, bunu kimin veya kimlerin yapacağıdır. Böyle bakıldığında, bir konuda söz hakkınızın olabilmesi için, sonuçların sizi ne ölçüde etkilediğini esas almak, çözümü getirebilir. Söz gelimi, bir şirketin başarısızlığı durumunda en önemli bedeli şirketin patronu ve üst yönetimi ödeyecekse, söz konusu şirkette geçici olarak yer alan, her an gidebilir bir çalışanın yöntemlerini esas alarak yönetemezsiniz o şirketi.

Kaderin paylaşımı

Şirketlerin demokratik bir yapıda işleyebilmeleri noktasında önemli bir başka konu da, kaderin paylaşılması, ortak hedeflerin oluşturulabilmesi ve özümsenmesidir. İçinde bulunduğu organizasyonun kaderini paylaşan, hedeflerini benimseyen birey, hedefe varılması için daha etkin bir inisiyatif koyacaktır. Bu bağlamda, şirket çalışanlarının, şirket hedeflerine inanmaları, ulaşılabilir görmeleri, bu hedefler için kendilerinden bekleneni tam olarak kavramaları önem taşır. Hedeflerin paylaşılması, o hedeflere ulaşılmadığında aynı biçimde sorumluluk duyulmasını, ulaşıldığında ise yeni hedefler için motivasyonu getirir.

Kaderinizi paylaşmayan birine, kaderinizi belirleme yetkisi vermek, fazlasıyla can sıkıcı olabilir.

Yapı taşları 

 
< Önceki   Sonraki >
   
   
 
Exelect, Türkiye İş Kurumu tarafından verilen "Özel İstihdam Bürosu İzin Belgesi"ne sahiptir.
Belge Tarihi: 04/05/2009 Belge No: 31
"İş arayanlardan, hiçbir ad altında menfaat temin edilemez ve ücret alınamaz"


Bankalar Cad. Bozkurt Han No:3 Kat:2 Karaköy/İSTANBUL
Tel: 0212 251 99 19 Faks: 0212 251 90 45 e-mail: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
www.exelect.com.tr