|
Çalışma hayatımızın bir döneminde bir çoğumuzun karşılaştığı, midemizi ağrıtan, kendimize güvenimizi yok eden, verimimizi düşüren, işyerine giderken ayaklarımızı geri geri götüren bir ruh haline sebep olan bir şeyden bahsediyoruz. Bize bunları hissettiren ve yaşatan şeyin MOBBING olarak adlandırıldığını son senelerde öğrendik. Bu satırları okuduğumuzda, "Hah!... İşte benim başıma gelen…" diyorsanız, siz de bir dönem mobbing'e maruz kalmışsınız, demektir.
Nedir Mobbing?Latince "kararsız kalabalık" anlamına gelen "mobile vurgus" sözlüklerinden türeyen "mob" sözcüğü, İngilizce kanun dışı şiddet uygulayan düzensiz kalabalık veya çete anlamına gelmektedir. "Mob" kökünün İngilizce eylem biçimi olan "mobbing" ise; psikolojik şiddet, kuşatma, taciz, rahatsız etme veya sıkıntı verme anlamına gelmektedir. Henüz durumu anlatan Türkçe karşılık bulunamadığından, "olduğu gibi kalsın" mantığı ile biz de şimdilik "mobbing" kelimesini kullanmak zorundayız. Mobbing'i uzmanlar, işyerinde psikolojik taciz olarak özetliyorlar. İsim babası ise, 1980'lerin sonunda İsveç'te yaşayan Alman çalışma psikoloğu Heinz Leyman. Size ne çağrıştırıyor bilemiyoruz ama bize yoğun bir "baskı" hissi veriyor. İşin uzmanları çok güzel özetlemişler aslında; taciz, hem de psikolojik taciz, üstelik de işyerinde… Biz henüz bu isimle yeni yeni tanışıyoruz ama başka ülkelerde üzerine kitaplar yazılıyor, araştırmalar yapılıyor, yasalar çıkarılıyor. Bizde ise, şu ana kadar yalnızca kitap yazılabilmiş (*). Yakın bir zamanda araştırma bekliyoruz, sonrasında da yasalarla yasal bir kimlik kazanır, diye umuyoruz. İsveç'te yapılan bir araştırmanın sonuçları baktığımızda görülen o ki, bu ülkede gerçekleşen intiharların % 10-15'inin nedeni mobbing. Yani, olayın hafife alınacak tarafı olmadığı gibi, ilerleyen noktalarda anlaşılacağı üzere, toplumsal boyutları da var. AB ülkelerinde gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma gösteriyor ki, çalışan nüfusa göre mobbing'e uğrayanların oranı İngiltere'de yüzde 16, İsveç'te yüzde 10, Fransa ve Finlandiya'da yüzde 9, İrlanda ve Almanya'da yüzde 8, İtalya'da ise yüzde 4. İsveç ve Almanya'da binlerce mobbing mağduru erken emekli oluyor veya psikiyatri kliniklerinde tedavi altına alınıyor. Türkiye'deki Durum?Türkiye'de de son dönemlerde bu konu basında yer almaya başladı. Artık bununla ilgili davalar bile açılıyor. Ama tabi bizde durum yukarıda saydığımız ülkelerden biraz daha farklı. İş mahkemelerinde açılan bu davalar, Mobbing konusunda yasal bir düzenlemeye sahip olmayan diğer ülkeler gibi Türkiye'de de farklı ifade ediliyor. Mobbing konulu davalar olarak yürütülmeyip, "insan haklarının ihlali" ve "duygusal taciz nedeniyle zarar görme" gerekçeleriyle neticeye bağlanıyor. Türkiye'deki ilk mobbing davası ise, bir bürokratın, 25 yıldır çalışmakta olduğu işyerinde kendisine psikolojik baskı yapıldığı ve istifaya zorlandığı gerekçesiyle açtığı mahkeme sonucu hukuk tarihimize geçti. İktidar değişikliği sonrasında kendisinden istifa etmesi istenen bürokrat, bu isteği kabul etmeyince, önce rütbesi düşürülerek müşavirlik, sonrasında da başuzmanlık kadrosuna atanmış. Gece nöbetleri verilmiş, yönetim tarafından baskı ve yıldırma politikası uygulanmış. Sonunda üzerindeki baskıya dayanamayan bürokrata, "kalp krizi" şüphesiyle kaldırıldığı hastanede majör depresyon tanısı konmuş. Bürokrat, 1,5 yatarak, 10 ay da ayakta tedavi görmüş. Sonrasında açtığı davayı da, kazanmış. Mobbing içerikli bir diğer dava ise, mühendis odalarından birine yönelik ve davacının haklılığı ile neticelenmiş. Şubat 2007 başında yayınlanan mahkemenin gerekçeli kararında işverenin davranışları "işçiyi yıldırmaya, psikolojik baskı uygulayıp genellikle de işten ayrılmasını sağlamaya yönelik davranışlar" olarak yorumlanıyor. Kararda, "toplanan delillerden davacıya üstleri tarafından kötü muamele yapılıp aşağılanarak psikolojik taciz uygulandığı, emeğiyle çalışarak kazanan davacı işçinin maddi ve manevi kayba uğratıldığı kanaatine varılmıştır" ifadesi kullanılıyor. Amirlerin, davacıya uzaktan, yüksek sesle bağırarak iş yapmasını söyledikleri, "sen bu işi beceremiyorsun" gibi sözlü saldırılara maruz kaldığı belirtiliyor ve işyerinde küçük düşürüldüğünün de altı çiziliyor. Dünyadan Mobbing ÖrnekleriDünyada ise bu konuda o kadar çok örnek var ki… Üstelik adlı adınca "mobbing" davaları. İşte bunlardan ikisi; Helen Gren (36), İngiltere'deki Deutsche Bank'ta sekreterlik yapıyor. Biri amiri, dört kadın tarafından dört yıl boyunca aşağılanıyor. Yanına geldiklerinde bu kişiler burunlarını tutuyor, "Burası çok kötü kokuyor, senin yüzünden" diyorlar. Sinir krizi geçirmesinin ardından işten ayrılan Gren, açtığı dava sonucu, çalıştığı işyerinden 800 bin sterlin tazminat alıyor. Bir diğer örnek de ırkçı izler taşıyor. Tullet&Tokyo Liberty'nin çalışanlarından Laurent Weinberger'ın anneannesi Auschwitz Toplama Kampı'nda öldürülür. Bunun çalışma arkadaşları tarafından öğrenilmesi üzerine Weinberger, işyerinde aylarca süren Yahudi aleyhtarı konuşmalara muhatap olur. Hatta Nazi üniforması giymeye zorlanır. Sonuçta Weinberger, açtığı dava sonucu 100 bin sterlin tazminata hak kazanır. Mobbing'in Farklı BoyutlarıMobbing, işyerinde diğer çalışanlar veya işverenler tarafından tekrarlanan saldırılar şeklinde uygulanan bir çeşit psikolojik terördür. Bu tür uygulamaların gerek çalışan, gerekse işin verimliliği ve kalitesi üzerine olumsuz etkileri inkar edilemez. Burada üzerinde durulması gereken iki önemli nokta var. Biri, yapılan baskının "tekrarlanan psikolojik taciz" olması; diğeri de, mutlaka işyerinde gerçekleşmesi, diğer çalışanlar ya da işverenler tarafından yapılmış olması. Yani kişilerin maruz kaldığı fiziksel ya da sosyal baskılar ile kesinlikle karıştırılmamalı. Mobbing Sonucu YaşananlarMobbing'e uğrayan kişilerde bazı belirtiler gözleniyor. Bu belirtilerin etkileri de gerek mağdura, gerekse çalıştığı şirkete olumsuz sonuçlar yaşatıyor maalesef. Mobbing'e maruz kalan kişilerde; uykusuzluk, iştahsızlık, depresyon, sıkıntı, endişe, hareketsizlik, ağlama krizleri, unutkanlık, alınganlık, ani öfkelenme, suskunluk, yaşama arzusunun kaybı, daha önceleri sevdiği şeylerden doyum almama gibi bir takım davranış ve düşünce değişiklikleri gözlenebiliyor. Hatta şirket ve tacizin çok yoğun yaşandığı durumlarda mobbing mağdurunda intihar düşünceleri dahi ortaya çıkabiliyor. Şirket içinde performansı düşen çalışan, işe geç gelmeye başlıyor, sık sık hastalık izinleri kullanıyor. Diğer taraftan, bu tür vak'aların görüldüğü işyerlerindeki iş kazaları ve meslek hastalıklarının sayısında da artış kaydediliyor. Bütün bu yaşananların sonunda da mutsuz çalışanlar, mutsuz aileleri ve verimi düşük işyeri oluşuyor. Unutulmamalıdır ki, mobbing, çalışana olduğu kadar şirkete de zarar verir. (*) Prof. Dr. Pınar Tınaz , İşyerinde Psikolojik Taciz, Mobbing;Beta Yay.,2006
|