Kolaysa önce sen değiş E-posta

Kolaysa önce sen değişDeğişim, çok sık kullanılan bir kelime.  Gerek iş yaşamımızda, gerek özel yaşamımızda daha etkin veya daha iyi olmak adına zaman zaman değişime gereksinim duyar, bazen de değişime zorlanırız.

Birey olarak mutluluğumuz aslında sağlam zemine basmakla çok yakından ilgiliyken, neden değişim bize dayatılır?  Çabalarımız zaten bu yönde… Sağlam bir iş, sağlam bir aile, sağlam bir ekonomik yapı üç aşağı beş yukarı, hepimizin ortak isteği. Bu anlamda birey olarak eğer koşullarımız bizim açımızdan iyi ise, değişimden yana olmayız.

Koşullar kötüyse değişimi zorlar, kendimizi, bulunduğumuz çevreyi, ailemizi, işimizi, iş koşullarımızı değiştirmeye, değişmeye zorlarız. Hatta tek umudumuz bu değişimdir. Eğer günün birinde bunu başaramayacağımıza inanırsak; içimize kapanır hayata küseriz, daha iyi bir hayata daha büyük başarılara ilişkin umutlarımız tamamen suya düşer ve kendimizi değişime kapatırız.

Ya da koşullardan bağımsız olarak, bazı insan tipleri vardır ki, kolay kolay alışkanlıklarından vazgeçmez, iyi de, kötü de olsa değişime direniş gösterirler. Her şey alıştıkları gibi gitsin isterler.

Alışkanlıkları değiştirmek için, önce nasıl oluştuğunu saptamalı

Değişim ne olursa olsun burada değişimden ziyade; değişimin etkileri, değişimle baş etme, değişimle baş edemeyenleri yönetme konularından söz edeceğiz.

Bazen inançlar, kısıtlayıcı düşünce ya da davranış kalıpları aşılamaz. Birey olarak, öncelikle kendimizi sınırlayan faktörlere bakmalıyız. Alışkanlıklarımızı değiştirmek için, önce alışkanlıkların nasıl oluştuğunu saptamamız gerekir.

Değiştirmek kolay mı, zor mu diye sıralarsak;

  • Bazısı çok kolay 
  • Bazısı çok zor
  • Bazısı da imkansızdır.

Değişimin de zorluk dereceleri var

Değişimler ise çeşitlidir:

  • Direkt değişiklik: Arabanı ya da saçını değiştirir misin? Bu sorunun cevabı çoğunlukla "Evet"tir.
  • Yapmayı iyi bildiğin bir şeyi değiştirmek: Yeni bir oyun biçimi ya da yeni bir çalım geliştirmek. "Neden olmasın?"
  • Kesinlikle değiştirmen gerektiğini bildiğin şeyi değiştirmek: Sigarayı bırakmak, alkolü azaltmak gibi. Değişmeniz gerektiğini bilirsiniz. "Ah keşke!"
  • Hiç bir şekilde değiştirmeyeceğini bildiğin şeyler: "Dini inancımız" gibi.
  • Sizin kontrolünüzde olmayan, sadece sizden değiştirmenizin istendiği olaylar, durumlar

İlk başlarda görülen değişim çeşitleri, kendimizle ya da daha çok özel yaşamımızla ilgilidir. Bunları gerçekleştirmek kendi elimizde, yapabiliriz ya da yapmayabiliriz. Sigarayı bırakırsak sağlıklı yaşarız ama bunun için mücadele etmemiz gerekir. Bu tür bir değişimin bilincindeyizdir.

Diğer bir değişim, bizi en çok zorlayan ve hatta psikolojik sorunlara yol açan değişim şeklidir. Neyin iyi, neyin kötü olduğu bildiğimiz ve hayat akışımızı buna göre yönlendirdiğimiz inancımızın değişmesi, güven duygumuzu sıfırlayabilir.

Fakat sonuncusu; yani bize empoze edilen değişim, bize en acı çektiren değişimdir. Hele burada söz hakkımız da yoksa, kendimizi "bana bir şeyler oluyor" tarzında hissedebiliriz. Empoze edilen değişim, bize birden bire gücümüzün elimizden alındığı hissini verir.

Birisi… büyük olasılıkla patron tarafından yönlendirilen bir danışman ya da tıfıl bir delikanlı. Diyelim ki, başınıza dikildi ve önce yaptığınız bütün işi sizden öğrendi, birkaç ay sonra da işinizi bundan sonra nasıl yapacağınız size tebliğ edildi. "Sen kimsin kardeşim? Ben onu yıllardır öyle yapıyorum. Ben sana işini nasıl yapacağını söylüyor muyum…!!!" demez misiniz?

Niye vazgeçemiyoruz?

Yaptığımız işe bir kez alıştıktan sonra, beynimizde bir kalıp oluşur. Sistemimiz böyle bir kalıp içine girer, bir rutin oluşur. Beynimiz de bu kalıp ve çizilmiş yol üzerinde gidip gelmeye başlayınca çok da rahat eder açıkçası. Bir şekilde bir otomatiğe alma durumu söz konusu olur.

İşin ilginç tarafı kalıplar tahmin ettiğimizden de kısa bir sürede oluşurlar ama değiştirmeye gelince, orada direniş çabucak oluşuverir.

Sınırlayıcı kalıplar çoğunlukla güven azlığından ileri gelir. Karşı sistemin doğru bir söylemi olsa da, bizim inancımız bizimle o kadar uzun bir süredir birliktedir ki…

 
< Önceki   Sonraki >
   
   
 
Exelect, Türkiye İş Kurumu tarafından verilen "Özel İstihdam Bürosu İzin Belgesi"ne sahiptir.
Belge Tarihi: 04/05/2009 Belge No: 31
"İş arayanlardan, hiçbir ad altında menfaat temin edilemez ve ücret alınamaz"


Bankalar Cad. Bozkurt Han No:3 Kat:2 Karaköy/İSTANBUL
Tel: 0212 251 99 19 Faks: 0212 251 90 45 e-mail: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
www.exelect.com.tr