Film kopmadan önce E-posta

Sosyal sorumlulukDoğa insanlığa hep cömert davrana gelmiştir, insanlık tarihi boyunca. İnsanoğlu tarafından da "doğa ana" olarak adlandırılmıştır, bu cömertliğinden olsa gerek. İnsanlığın gelişimi, teknolojinin yaygınlaşması, Dünya'nın ve doğanın dengesini zora sokmaya başladı son yıllarda artan bir biçimde. Durmadan tüketen insan, tükettiğinin kendi geleceği olduğunu bilmeksizin bu tüketim çılgınlığını sürdürdü uzun sayılabilecek bir süre.

Ta ki, doğa alarm vermeye, dünya "beni hor kullanıyorsunuz" mesajlarını geçmeye başlayana dek. Bu mesaj ve sinyallerin hızla artması, küresel ısınma uyarıları v.s. insanın yaşam macerasının tehlikede olduğunun anlaşılması, birşeyler yapılmasının zamanının geldiğinin kavranması ile yeni bir yola girmekte insanlık, teknoloji ve tabii Dünya.

Bu gelişme ve çalışmalar, kamu kurumlarının ve kamusal tedbirlerin ötesinde çabalara gereksinim olduğunu göstermekte. Herkesin (hiç değilse kendi payına düşen bozulmayı onarmak için) doğanın dengesi ve sürdürülebilir bir yaşam standardı için elini taşın altına sokması gerektiği gerçeği ile karşı karşıyayız geldiğimiz noktada. Her birimiz, yaşadığımız Dünya'nın, içinde bulunduğumuz toplumun gelişmesi için üzerimize düşenleri yapmak, dahası bu yoldaki çalışmalara katkı sağlamak durumundayız. Bu kapsamdaki çalışmaların, bu yolda geliştirilen projelerin kişisel çabalarla hayata geçirilmesi, gerçeğe dönüştürülmesi pek olası değil anlaşılabileceği üzere. Bu organizasyon ve koordinasyon gereksinimlerinin bir sonucu olarak( zaten bir organizasyon yapısına sahip olmalarının avantajlarından yararlanabileceklerinden hareketle), yalnız kamu kurum ve kuruluşları değil, özel sektör organizasyonları, iş dünyasının önemli aktörleri, daha yaşanabilir bir dünya için çalışmalar yürütmeye, projeler geliştirmeye soyunmuş durumdalar. Şirketlerin Dünya'nın, daha özeli içinde bulundukları toplumun yaşamsal gereksinimlerine öncelik vermeye başlamaları, karlılık gütmeyen bu uğurdaki amaçlara zaman, enerji, para aktarmaları, "Sosyal sorumluluk" kavramının hayatımıza girmesini getirdi beraberinde.

Kurumsal sosyal sorumluluk yaklaşımı ve toplumsal yansımaları...

Gerek toplumsal yaşam standartlarının yükseltilmesi çabaları, gerekse sürdürülebilir bir doğal yaşam için; içinde bulunduğu toplumsal ve çevresel şartlara saygılı olmakla karşı karşıya şirketler düne göre çok daha güçlü bir biçimde. Önceleri toplumsal baskılar, sivil inisiyatif çabaları ile buna zorlanmakta idiler açık olmak gerekirse. Kendiliğinden böylesi çalışmaların içinde yer alan şirketlerin çok sayıda olduğunu söylemek güç. Ancak; kullanılan üretim yöntemlerinin doğal çevreyi ve insan sağlığını öncelik olarak almamasının getirdiği tepkilerin yanısıra, şirketlerin sağlıklı bir toplum yapısına gerek duymaları daha iyi bir karlılık için, çevreye ve topluma saygı duyan yöntemlerin kullanılmasını, toplumsal faaliyetlerde bulunulmasını getirmekte beraberinde. Şirketler bir yandan çalışma biçim ve yöntemlerinin çevreye verdiği negatif etkiyi yok etmek, en azından minimuma çekmek, bir yandan da içinde bulundukları toplumun sosyal ve kültürel gelişimine katkı sağlamak çabası içindeler artık. KSS yaklaşımı "Kurumsal Sosyal Sorumluluk", ahlaki yükümlülük, sürdürülebilirlik, faaliyet lisansı ve itibar olarak açıklanan "4" ana temele dayalı olarak kuramsallaştırılan bir kavram durumunda. Şirketlerin varlıklarını sürdürebilmeleri, karlılıklarının sürekliliği için çevreye saygılı olmaları, toplumsal alanlara yatırım yapmaları, gerek doğanın, gerekse toplumun farklı kesimlerinin dengesinin sağlanmasına ve korunmasına katkı sağlamaları gerektiği kabul görmekte pek çok çevrede.

Başlangıçta zorlanarak ve çok da istekli olmaksızın sosyal sorumluluk projelerine yönelmeye başlayan şirketler, kendi varlıklarının da bir ölçüde bu alanlara ve çalışmalara bağlı olduğunu görmeye başlamaktalar her geçen gün. Bu bakış açısı değişikliği de, KSS yaklaşımının gelişmesine, şirketlerin bu alana daha çok zaman, enerji ve kaynak ayırmasına temel oluşturuyor. Öyle ki;sosyal sorumluluk projeleri ve KSS yaklaşımı, yönetim kurulu kararlarından, şirket aktivitelerine, yıllık planlamalardan faaliyet raporlarına dek pek çok alana girmekte, yerini sağlamlaştırmakta her geçen gün. Gerek küresel, gerekse yerel oyuncular, doğal dengenin korunması, eğitim çalışmaları, sağlık harcamaları, spor yatırımları benzeri pek çok alan ve konuda projeler geliştirmekte, bu projeleri hayata geçirebilmek için zaman ve kaynak ayırmakta.

Kurumsal sosyal sorumluluk yaklaşımının başarısı ve şirkete kattıkları...

Hemen her konuda olduğu üzere, sosyal sorumluluk projelerinin başarısı için de, koordinasyon, toplumsal açılımlar, iyi bir halkla ilişkiler çalışması, sürekli bir motivasyon benzeri kriterlerin sağlanması ve desteklenmesine gereksinim olduğu söylenmekte pek çok uzman tarafından. Herhangi bir sosyal sorumluluk projesinin amacına ulaşabilmesi için,içinde bulunulan toplumun gereksinimlerine dokunuyor olması, amacını topluma doğru biçimde aktarıyor ve kamuoyu desteğini sağlıyor olması, şirketin her kademesinden yardım ve destek görüyor olması gerekmekte. Toplumun önceliklerinden kopuk bir proje, ne ölçüde iyi kurgulanmış ve planlanmış olursa olsun, toplumsal destekten yoksun kalacağından, istenen amacı sağlayamaz, gösterilen tüm çaba ve sağlanan kaynaklara karşın. Sosyal sorumluluk ve KSS çalışmalarının üzerinde çokca tartışılan bir başka tarafı da, bu çalışma projelerin şirketlere ne ölçüde geri dönüş sağladığı, bu projelere yatırım yapan şirketlerle bu yatırımlardan kaçınan şirketlerin ne ölçüde ayrılabildiği. Müşterinin seçim yaparken, şirketlerin KSS yaklaşımlarına ne ölçüde önem ve değer verdiği bir başka anlatımı ile. Bu konudaki savlardan biri, tüketicilerin aynı ürün/hizmet kalitesi ve fiyat aralığındaki seçenekler arasında KSS yapılanmasına sahip şirketlere yönelişinin artma eğiliminde olduğu günden güne. Bu görüşü öne süren ve paylaşanlar, "21." yüzyılın başarılı KSS yapılanmasına sahip şirketleri öne taşıyacağına işaret etmekteler. Buna göre, gelecek yıllarda şirketlerin ekonomik yapılanmalarından daha da fazla bir önem taşıyacak KSS kavramı.

Film kopmadan önceBir başka görüşün sahipleri ise, sosyal sorumluluk projelerinin ve KSS kültürünün ölçümlenebilir geri dönüşler vermesinin sanıldığı kadar gerçekçi olmadığını düşünmekte. Bu bakış açısına göre; toplumların hatta bireylerin beklentileri ciddi farklılıklar içermekte birbirinden. Bu beklentiler KSS yaklaşımının ruhuna çok da uygun olmayabiliyor hatta bazı durumlarda. Kişisel veya kurumsal çıkarların gerçekleştirilmesi için araç olarak kullanılması olasılığı hiçde az değil sosyal sorumluluk çağrılarının ve bu yöndeki eylemlerin. Bu bulanıklık içinde, şirketlerin en doğru projelere yönelmelerinin, topluma ve çevreye gerçek anlamda değer katacak çalışmaları saptamalarının o kadar da kolay olmadığı söyleniyor, bu yaklaşımın teorisyenlerince. Bu belirsizlik ortamının da, yürütülen sosyal sorumluluk çalışmalarının gerek toplumsal yapıya, gerekse şirketlerin sürdürülebilirliklerine istenen katkıyı sağlayamayabileceğinden söz ediliyor, oldukça yüksek bir tonda.

Söylenen onca söze, ortaya atılan onca teoriye karşın, bilinen açık gerçek; bir şeyler yapmak durumundayız, hem Dünya'da yaşamaya devam etmeyi hayal ediyorsak, hem de nasıl ve hangi şartlarda yaşandığının önem taşıdığına, yaşam standartlarının insanlığın gelişimi için vazgeçilmez olduğuna inanıyorsak.

 
< Önceki   Sonraki >
   
   
 
Exelect, Türkiye İş Kurumu tarafından verilen "Özel İstihdam Bürosu İzin Belgesi"ne sahiptir.
Belge Tarihi: 04/05/2009 Belge No: 31
"İş arayanlardan, hiçbir ad altında menfaat temin edilemez ve ücret alınamaz"


Bankalar Cad. Bozkurt Han No:3 Kat:2 Karaköy/İSTANBUL
Tel: 0212 251 99 19 Faks: 0212 251 90 45 e-mail: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
www.exelect.com.tr