|
Geleceği şekillendiren sektörler vardır. Bunlardan biri, bilgi teknolojileri olarak bildiğimiz BT. Adı üzerinde, bilgi teknolojileri. Hem bilgi var içinde, hem de teknoloji. Bu iki kavram yan yana geldiğinde de ortaya çıkan sonuç, hız ve değişim oluyor. Sonuçta da esneklik.
Bu konudaki hız ve değişik rekabeti beraberinde getirirken, bunun sonucu olan esneklik de en çok insan kaynaklarını ilgilendiriyor.
Bilgi teknolojilerinin merkezi kuşkusuz, Amerika'daki Silikon Vadisi. Burada her şey çok hızlı değişiyor. Burada yeni var olan şirketleri riskli bir gelecek bekliyor. Fakat tüm dünya tarafından taklit edilen en iyi uygulamaları yaratan da google, yahoo, redback gibi genç şirketler. Tüm dünya bu şirketlerin ne yapıp da bu kadar kısa sürede nasıl bu kadar başarılı olabildiklerini merak ediyor ve oradaki uygulamaları kendi organizasyonlarına taşımak istiyor. Silikon vadisindeki en büyük sıkıntı, yetişmiş personel. O kadar hızlı bir büyüme söz konusu ki, bu hıza paralel yetişmiş personel bulunamıyor. Var olanları da, daha iyi şartlarla başka şirketlere kaptırma ihtimali çok büyük. Bu nedenle, şirketler, çalışanlarının şirket hissedarı olmalarını teşvik ediyorlar. Şirket bağlılığı ve motivasyonu yaratmak için türlü yolları deniyorlar. Ülkemizde henüz bu anlamda büyük bir rekabet yaşanmıyor olsa da, vadinin rüzgarından biz de nasibimizi her geçen zamanda artarak alıyoruz. Kendi vadimize bakıp, en başarılı uygulamalarımızı bulmaya çalıştık. Kuşkusuz, bilgi teknolojileri (BT) sektöründe faaliyet gösteren çok iyi şirketlerimiz var. Ancak, bunlardan birini seçmemiz gerekiyordu ve biz,Deloitte Teknoloji Fast50 Türkiye 2007 sıralamasında birinci sıraya yerleşen Parkyeri firmasına, başarısının sırrını sormaya karar verdik. Deloitte Teknoloji Fast 50 Turkiye 2007'de , son 5 yıldaki %3422 büyüme oranıyla Türkiye'nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketi olma ünvanına sahip PARKYERİ ve böyle bir şirketin insan kaynakları yetkilisi Müge Saruhan bu haftaki konuğumuz. Parkyeri, dünya standartlarında kurumsal çözümler sunan, internet ve mobil teknoloji çözümlerinde sektörün öncüleri arasında yer alan bir yazılım şirketi. Parkyeri'nin insan kaynaklarına bakışı gösteriyor ki, Silikon Vadisi kadar olmasa da, bizim de rekabet ortamına yönelik geniş bir esneme kabiliyetimiz var ve bu kabiliyet gelecekte de Türk şirketlerine büyük avantajlar sağlayacak. Müge Saruhan'a, bu hızlı büyümenin ardındaki sırrı, pek çok sektör ve firma için oldukça esnek sayılacak insan kaynakları uygulamaların nedenlerini, nasıllarını, sonuçlarını ve zorluklarını sorduk. İşte Parkyeri'nin uygulamaları ve Saruhan'ın cevapları: - Son 5 yılda, Türkiye'nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketi olarak seçilen Parkyeri'nin, bu hızlı çıkışının ardındaki sır nedir?
Parkyeri'nin kuruluşundan bugüne amaçlarının net olması, çalışma şekli ve çözüm anlayışı sayesinde bu çıkışı yakaladığımıza inanıyoruz. Temel olarak çalışanlarımız ve iş ortaklarımızla birlikte yürüttüğümüz ve sürekli gelişime dayalı olan çözümlerimiz Parkyeri'nin başarılı olmasındaki en önemli etkendir. Aslında sır dediğimiz veya ilginç olan kısım, geleneksel olan yönetim anlayışından farklı bir yönetim anlayışı ile başarıyı yakalamamız. - Bu hızlı büyüme, sizi korkutmuyor mu? Sonuçta taşlar çok seri biçimde üst üste ya da yan yana geliyor olmalı. Bu durumda inşa edilen yapının sağlamlığını nasıl garanti edebiliyorsunuz? Hızlı büyüme altı doldurulmadığı sürece çok tehlikeli olabilir. Bunun yanında büyümenin nasıl gerçekleştiği ve gerçekleşirken şirket kültürünün korunması, çözümlerin sürekli geliştirilmesi ve dünya ile entegrasyon, büyümenin sağlıklı gerçekleştirilmesinin yollarından birkaçı. İnşa edilen binanın temelinin sağlam olması ve gerektiğinde bazı yerleri korkmadan yıkıp, yeniden yapabileceğimize olan inancımız hesaplı risk alabilmemizi sağladı. Bizim için büyüme ölçütümüzün sadece finansal değerlere bağlı olmaması; müşteri ilişkileri, çözümlerimize gösterdiğimiz özen, yaratıcılığa değer vermemiz ve ekibimiz, geleceğe güvenle bakabilmemizi sağlıyor. - Zamanı değerlendirme rahatlığı, çalışma saatlerini ve çalışma yerini belirleme özgürlüğü, bölüm değiştirme imkanı, kişilerin şirket dışı eğitimlerini koordine etme serbestliği, ekip içinde motivasyonu çok yükseltiyor olsa gerek. Türkiye'de görmeye alışık olmadığımız bir insan kaynakları yönetim şekliniz olduğu açık. Bize bu uygulamalardan bahseder misiniz? Parkyeri, "Nasıl bir yerde çalışmak isterdim?" sorunsalından yola çıkarak şekillendirilen yönetim anlayışına sahip bir şirket. Parkyeri'nde şirket iş akışını ve hedeflerini bozmayacak şekilde çalışanların öncelikle kendilerini özgür hissetmelerini ve mutlu olmalarını amaçlıyoruz. Her çalışanın kendi çalışma programını belirlemesi, alacağı sorumluluğu seçebilme özgürlüğü, kişisel gelişimin önünü açmak adına bölüm-sorumluluk değiştirme serbestliğini bu anlayışın araçları arasında sayabiliriz. Şirkete katılan arkadaşların şirketi sahiplenmelerini istiyoruz, bu da şirket yönetimine katılmalarını sağlayarak mümkün oluyor. İnsanlara değer veriyoruz ve fikirlerini önemsiyoruz. - Şişli, Bostancı, Maslak ve Çeşme ofisleriniz var ve kişiler hangi ofiste, hangi saatler arasında çalışacaklarını kendileri belirliyor. Bu durumda kişilerin verimliliğini ve başarısını nasıl ölçüyorsunuz, bu konuda nasıl bir mekanizma oluşturdunuz? Ayda bir gerçekleştirdiğimiz bir performans değerlendirme sistemimiz var. Performans değerlendirmesi sonucu alınan puana bölüm sorumlusu karar verse de çalışanların birbirlerine verdikleri puanlar (yazılan olumlu-olumsuz yorumlar), kişinin kendi değerlendirmesi gibi bakılan bir çok değişken ay sonunda alınan notu etkiliyor. Çalışanın Parkyeri'ne katkısı, hedefleri gerçekleştirme, sorumlulukları yerine getirme, farklı sorumluluklara el atabilme, kişinin kendi hakkındaki değerlendirmesi ile çalıştığı arkadaşlarının yorumları ve insiyatif alabilmeyi, performans notunu etkileyen faktörler arasında sıralayabiliriz. Performans notu o ay alınan maaşı etkiliyor. Beklentiyi karşılayan çalışan 100 alır ve o ay anlaştığı ücret eline geçer. Eğer arkadaşın performansı yüksek ise, örneğin %110, o ay %10 zamlı maaşını alır, bunun tersi şekilde beklentileri karşılamada yetersiz kalmış ise, eksik kaldığı oran kadar o ayki maaşından kesilir. Ayrıca, 4 ayda bir zam değerlendirmesi uygulamamız var. Aylık değerlendirme bize kişilerin gelişimini takip etmede kolaylık sağlıyor. Şirkete katkı oranı, ilgili ayda değerlendirildiğinden ve iş sorumluluk seçebilme özgürlüğünden motivasyon düşüklüğünün yapılan iş ve üretme ile ilgili kısmını aza indirgemeye çalışıyoruz. - Kariyer ve ücret yönetimini nasıl gerçekleştiriyorsunuz? Böylesine hızlı ve esnek bir ortamda, beklentileri takip etmek de oldukça zor olsa gerek. Aslında dünyaya baktığımızda, genel olarak eski organizasyon yapılarının yeni ekonomi içerisinde çok tutunamadığını görüyoruz. Klasik hiyerarşik bir yapı kurmak yerine; şirket kaynaklarını oluşturan çalışanlarımızın aynı zamanda şirket kararlarında etkili olması, stratejiyi beraber çizmemiz, beraberinde ücret, kariyer ve beklenti yönetimini de daha sağlıklı yapabilmemizi sağlıyor. Esnek ve şeffaf bir yönetim anlayışı ile var olan amacımıza ulaşmak için en önemli kuvvetimizin çalışanlarımızdan geldiğini unutmamak gerek. Elbette beklentilerin tam karşılanmadığı durumlar yaşanabilir, bu noktada iletişime açığız ve sorunların karşılıklı konuşularak çözülmesi bizce en doğru yöntem.  - Parkyeri'nde kişilerin motivasyonunu artıran en önemli uygulama sizce ne? Kişilerin motivasyonunu arttıran en önemli etken, kendilerini özgür hissetmeleri ve sahiplenerek çalışmaları. - Bu esnek yapı içinde, suistimaller olmuyor mu, bunları nasıl önlüyorsunuz? Suistimalleri, gene takım arkadaşları önlüyor bu da performans değerlendirmesi ve ikili (yedekli) çalışma sistemiyle mümkün oluyor. Genel olarak Parkyeri, çalışanlarına güven duymaya dayalı bir sisteme sahip olduğundan, suistimallere karşı kurallar koymak yerine çalışanların sahipleneceği bir yapı kurmaya ve çalışanların bu yapıyı korumalarına destek oluyor. - Ekibinize şirket dışından katılacak kişileri seçerken ne tür bir yol izliyorsunuz? Böyle bir şirkette çalışmayı isteyecek pekçok kişi olduğuna eminiz. Bu kişiler arasından doğru seçim yapmak da zordur elbette. Burada kriterleriniz neler? Bu bir anlamda sizinle çalışmak isteyecek kişiler için de ipucu olacak aslında. "Bizim gibi düşünen takım arkadaşları arıyoruz". Takıma katılacak olan arkadaşın meraklı olması, sorgulaması, girişken olması ve yaptığı işi iyi bilmesi ve yeni şeyler öğrenmeye açık olması bizim için önemli noktalar. Deneme süresi diye adlandırdığımız bir uygulamamız var. 1 ay boyunca yeni çalışan Parkyeri'ni değerlendirme fırsatı buluyor, biz de yeni gelen arkadaşın bize neler katabildiğini görüyoruz. Takıma katıldıktan iki hafta sonra bir değerlendirme toplantısı yapıyoruz ve beklentilerimizi yorumlarımızı söylüyoruz. Bir ayın sonunda ise karşılıklı olarak devam edip etmeme kararı alıyoruz.
|