|
Dünyanın, deyim yerindeyse, sınır tanımaz hareketliliği üzerine yazılmış pek çok makale, inceleme yazısı ve kitap var. Herkes bu değişimi kendince isimlendiriyor ya da var olan tabirlerden birini seçiyor. Dünya değişiyor, sınırlar kalkıyor, rekabet artıyor vs. gibi ibarelere Thomas Friedman tarafından eklenen 'Dünya Düzleşti' deyimi, durumu çok güzel özetliyor. Peki nedir dünyayı düzleştiren etkenler ve kimdir bu Friedman?
Thomas Friedman, Dünya Düzleşti (The World is Flat) adlı kitabın yazarı… ABD'li ünlü yazar, söz konusu kitabında, dünyadaki değişimi başarıyla analiz etmiş, oluşan yeni düzeni tüm sektörleri ilgilendirecek şekilde ortaya koymuş. Thomas Friedman'ın kitabında bahsettiği 10 temel güç arasından ikisi, işgücü dolaşımının önemini ve etkisini ortaya koyması açısından çok önemli. Çünkü dünya böylesine düzleşmişken, bu etkiler yalnızca kişiler, ülkeler ya da bölgelerle sınırlı kalamıyor. Dünyanın bir ucunda küçük bir taşın yerinden oynaması, diğer uçta inşa edilmiş olan yapıları titretiyor.
İşte Friedman'a göre 10 düzleştirici faktör: 1- Berlin duvarının yıkılması (Berlin'de yıkılan sadece duvar değildi) 2- Netscape'in halka arzı 3- İnternet arama motorları 4- Outsourcing ve Hindistan Etkisi Bağımsızlığını ilan ettiği tarih olan 15 Ağustos 1947'ye kadar Hindistan, sayısız iniş çıkışlar yaşadı. 20. yüzyılın sonlarında ise, en şanslı ülkelerden biri olarak tarihe geçti. Hindistan'ın ilk başbakanı Nehru, 1951'de ülkede teknik üniversite oluşumunu başlattı ve Hindistan Teknik Üniversiteleri'ni (ITT) açtı. Hintli halk, 50 yıl boyunca, Harvard ya da MIT'ye girmekten daha zor girilebilen bu üniversitelerde okumak için birbirleriyle yarıştı. ITT'ler, en donanımlı mühendisleri, en iyi yazılımcıları ve en iyi bilgisayarcıları yetiştirdi. Ancak, Hindistan, 90'lı yılların ortalarına gelindiğinde, böylesine iyi yetişmiş işgücüne istihdam yaratmakta zorlanmaya başladı. İşte bu noktada ABD devreye girdi ve kendi ülkesine doğru hızlı ve güçlü bir beyin göçünü başlattı. Ailesi IIT (Hindistan Teknik Üniversiteleri) adı verilen üniversitelerden mezun olan ve ABD'ye yerleşen Wall Street'in fon yöneticisi Dinakar Singh, o günlerden bugünlere, değişimi şöyle özetliyor: "Hindistan'ın ne kaynağı, ne de altyapısı vardı. Nitelikli ve nicelikli insan yetiştiriyordu. Ama her biri Hindistan'ın hallerindeki sebzeler gibiydi. Sadece bazıları gemilerle binip dışarı çıkabiliyordu. Artık durum farklı; okyanusu geçen fiber kablolar var. Şimdi dünyaya Hindistan'dan bağlanabiliyorsunuz. Yale'de master yapmanıza ya da Goldman Sachs'da çalışmanıza gerek yok." Hindistan'ın gelişimine yönelik bir hatıra da Hintli yazılım devi Wipro'nun Genel Müdürü'nden: "Hindistan'ın bilgi teknolojileri devrimi ve outsourcing hizmeti vermeye başlaması, ilk defa 90'ların başlarında General Electric'in (GE) ülkeye gelişiyle gerçekleşti. GE'nin CEO'su Jack Welch, 1989 yılında Hindistan'a geldi. Hindistan'da müthiş bir yetenek havuzu olduğunu düşünüyordu. 'Yazılım için çok para harcıyoruz, neden IT departmanımızın işlerinin bir bölümünü burada yapmıyoruz' diyerek Hindistan'a gelmişti. Hintli şirketler ise, o sıralar pazarını IBM gibi yabancı teknoloji şirketlerine yaklaştırmış, kendi PC'lerini, sunucularını üreten fabrikalar kurmuşlardı. Welch kendileri için yapıyorlarsa, bizim için de yapabilirler, diye düşünmüştü. ABD'ye döndükten sonra bir ekip gönderdi. Ekibin hazırladığı bütçe sonrasında GE, Wipro ile anlaşma imzaladı." Hindistan'ın batılı ülkelerle yaptığı iş paylaşımı sonunda, çok sayıda Hindistanlı, kimin adına, nerede ve ne şartlarla çalışacaklarına ilişkin seçim özgürlüğüne kavuşmuş oldu. 5- Offshoring ve Çin gerçeği Çin, kapalı ekonomisini ilk kez açtığında ve 2001 sonunda Dünya Ticaret Organizasyonu'na (WTO) resmi olarak katıldığında, gelişmiş ülkeler müthiş bir pazar ile tanıştılar. Burada mağazalar açarak ürünlerini satmaya başladılar. Çin, zaman içinde bir üretim merkezi haline geldi. Görüldü ki, aynı ürün, aynı şekilde, sadece daha ucuz işgücü, daha düşük vergiler, daha az enerji maliyeti ve daha düşük sağlık masrafıyla üretilebiliyor. Böylece, Çin, bir offshoring merkezi halini aldı. Hedeflenen o ki, önümüzdeki yıllarda dünyanın önde gelen üretim şirketleri, yalnızca düşük maliyet avantajından dolayı değil; yüksek kalitede ve etkinlikte bir iş ortağı olarak gördükleri için Çin'i tercih edecekler. Çin'in dünya üzerindeki düzleştirici etkisi hiç şüphesiz ki, çok büyük. Üstelik kararlılıkla devam ediyor. 6- Açık kaynak kullanımı 7- Yeni tedarik zincirleri yönetimi 8- İç kaynak rüzgarı 9- Kablosuz iletişim ve steroidler 10- Birbirleriyle konuşan yazılımlar
|