Çalışanlarınızın gerçek beklentilerini biliyor musunuz? E-posta

Şirketlerin büyüme stratejileri, faaliyet gösterdikleri alandaki pazardan genellikle daha büyük bir pay almaya dayalıdır. Böylesi bir hedefin gerçekleştirilmesi, üretim veya servis anlamında yeni ve farklı çalışmalar yapılmasını gerektirmektedir. Söz konusu yeniliklere ulaşılması, uzmanlaşmaktan ve değişen koşullara uyum sağlanmasından geçer. Yeni açılımlar getirilebilmesi anlamında önemli etkenlerin başında, çalışanların işe katkısının artırılması, yapılan işin özümsenmesi gelmektedir.

Çalışan beklentilerinin bilinmesi ve karşılanmasının önemi

Çalışanlarınızın gerçek beklentilerini biliyor musunuz?Çalışanların işin her aşamasında katkı sağlamaları, işlerini sahiplenmeleri, organizasyonun başarısında göz ardı edilemeyecek bir rol oynayacaktır. Herhangi bir organizasyonda çalışanların bu kapsamda katkılarının sağlanabilmesi, onların taleplerinin doğru olarak algılanıyor ve karşılanıyor olması ile yakından ilişkilidir.

İnsanların bir işte çalışmaya başlarken, yaptıkları işin sonucunda elde etmeyi bekledikleri bir takım kazanımlar vardır. İş yaşamında yer alan bir çalışan, işi ile ilgili olarak, ücret, kişisel gelişim, kariyer, sosyal haklar benzeri bazı şartlara sahip olmayı amaçlar. Yaptığı iş sonucunda beklentilerine hangi oranda yanıt bulduğu, çalışanın işe olan bağlılığı ve katkısı üstünde önemli bir etkiye sahiptir. Bu noktada, bu beklentilerin doğru tanımlanması, gerek çalışanların, gerekse işverenlerin başarısı için göz önünde bulundurulması gereken bir konu durumundadır.

İletişim alanındaki hızlı gelişme, şirketlerin rekabete zorlanmalarının yanında, kendilerini sürekli olarak geliştirmeleri zorunluluğunu da beraberinde getirmektedir. Bu gelişimin sağlanabilmesi, yeni teknolojilerin, yöntemlerin takip edilmesini, geliştirilmesini gerektirmektedir. Gelişim ve büyümenin sağlanması konusunda, organizasyonu oluşturan bireylerin gerek teknik, gerekse  kişisel anlamda desteklenmesi, değişen koşullara uyumlarının gerçekleştirilmesi bir zorunluluk olarak karşınıza çıkmaktadır.

Bir şirketin başarısı; sektörde algılanışı, konumlandırılışı ile olduğu kadar, çalışanlarına sunduğu olanaklarla da ilgilidir çoğunlukla. Çalışanların, taleplerinin dikkate alındığını, işletme için değerli olduklarını bilmeleri, işe olan inançlarını artıracaktır. Böylesi bir akışın sağlanması ise, çalışanlardan beklenen katkı ve geri dönüşün alınmasını kolaylaştırır hiç şüphesiz.

Şirketlerin çalışanları ile en doğru iletişimi ve ilişkiyi kurabilmeleri için, onların talep ve beklentilerini saptayabilmeleri gerekmektedir. Bu saptamaların yapılabilmesi amacıyla, çeşitli çalışma ve araştırmalar yapılmaktadır. Bütün bu çalışmaların amacı, çalışanların önceliklerini, işleri ile ilgili taleplerini ortaya koymaktır.

Beklentileri etkileyen faktörler var

İşe alınan bir personelin yaptığı iş karşılığında kendisine ücret ödenmesi, işin doğası gereğidir. Her insan, çalışmasının karşılığında bir ücret alacak, kendisine çizdiği yaşam standartlarını sürdürmeyi amaçlayacaktır. İnsanların çalışma yaşamından beklentileri, aldıkları eğitim, sahip oldukları birikim, yaş, kişisel, kültürel ve toplumsal özelliklere bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Söz gelimi, iş yaşamının başındaki biri ile, 15 yıllık bir iş deneyimine sahip birinin işinden beklentileri aynı olmayacaktır. Değişen ve gelişen dünya, çalışma yaşamında da yeni gereklilikleri, zorunlulukları beraberinde getirmektedir. Bu anlamda, iş yaşamında yer bulunabilmesi, çalışanların kendilerini geliştirebilmeleri, gerek kişisel, gerekse teknik anlamda gelişmeleri ile mümkün olabilmektedir. Çalışma yaşamının bu yöndeki değişimi, insanların önceliklerini, işlerinden beklentilerini etkilemektedir kaçınılmaz olarak.

Ülkemizdeki çalışanlara yönelik yapılan araştırmalar, herhangi bir işte çalışmakta olanlardan her ikisinden birinin ücret, her üçünden ikisinin ise kariyer ve eğitim nedeniyle yeni bir iş arayışında olduğunu ortaya koymaktadır. Bu sonuçların ışığında, iş yaşamındaki fertlerin kendilerine ödenen ücretin ötesinde, yaptıkları işin kişisel gelişimlerine sağladığı katkıya, şirketlerinin kendilerine sunduğu eğitim olanaklarına önem verdikleri söylenebilir. Bu durum, Türkiye dışında da çok farklı değildir genellikle.

Küresel alanda faaliyet gösteren şirketlerin, çalışanlarını mutlu edebilmek için, onlara ek sosyal haklar sağladığı, eğitim çalışmalarına önem verdikleri görülmektedir. Bu gelişmelerin sonucunda, şirketlerin organizasyon yapılarının saptanması, eğitim politikalarının oluşturulması ve ihtiyaçlar doğrultusunda yönlendirilmesi, çalışanlarının işe olan katkı ve bağlılıklarını etkilemektedir.

Şirketlerin başarısı konusunda, faaliyet gösterilen coğrafya ve toplumun özellikleri de önemli bir etken durumundadır. İnsanların kişisel özellikleri ve bulundukları ortamdaki davranışları, yer aldıkları toplumun değerleri ve kültürel nitelikleri ile direkt bağlantılıdır. Bireylerin hangi durumda, hangi davranışı sergileyeceklerinin saptanması, içinde bulunulan toplumu tanımlamak, toplumu oluşturan bireylerin önceliklerini belirlemek yolu ile mümkün olabilir.

Bizim beklentilerimiz, batılı ülkelerdekinden farklılık gösteriyor

İnsanların herhangi bir durumda ortaya koyacakları tavır ile ilgili olarak iki temel yaklaşımdan söz edilebilir. Bunlardan birincisi, Amerikan ve İngiliz toplumları başta olmak üzere genel olarak batı toplumlarında hakim olan, bireysel değerlerin etkili olduğu yaklaşım tarzıdır. Söz konusu toplumları oluşturan bireyler, kişisel değer ve önceliklerini toplumsal kavramların üstünde tutabilmektedir. Bu düşünce tarzı, iş yaşamında daha geniş bir hareket alanının talep edilmesi, işin yapılması sırasında inisiyatif kullanılması, risk ve belirsizliklerden kaygı duyulmaması olarak kendini göstermektedir. Öte yandan; Türk toplumunun da içinde kabul edilebileceği diğer bir yaklaşım, ortak değerlere ve ortak davranma arzusuna dayalı eğilimlerin hakim olduğu, bireyselliğin ikinci planda kaldığı bir yapıyı ortaya koymaktadır. Burada insanlar, ortak değerleri kişisel değerlerine tercih etmekte, işlerinde ortak bir amaca yönelme duygusunu taşımaktadır. Söz konusu toplumlardaki çalışanlar, işlerinde risk ve belirsizlikten kaçınmayı, iş tanımlarının somutlaştırılmasını, işveren veya yöneticileri tarafından yönlendirilmeyi istemektedir yaygın olarak.

Gerek yaşantısını sürdürebilmek, gerekse sosyal statüsünü korumak ve daha da yükseltmek için, her insan çalışmak durumundadır, öyle veya böyle. Gün ve gün yenilenen, değişen koşullara uyum sağlaması gerektiğini bilen çalışanlar, kişisel gelişimlerine, işverenlerinin kendilerine sunduğu eğitim ve kariyer olanaklarına önem vermektedir. Yaptığı işle ilgili beklentilerini karşılayamayan, yalnız zorunluluklarına dayalı bir çalışmayı sürdüren insan, zaman içinde işinde başarısızlığa, yetersizliğe düşecektir.

Çalışanlarının beklentilerini dikkate almak, onların işleri ile olan ilişkilerini güçlendirmek, her işverenin özen göstermesi, gözden uzak tutmaması gereken bir öneme sahiptir. Çalışanlarına arzulanan ortamı sağlayabilen işveren, iş akışındaki başarı sonucunda kendisi de olumlu yönde etkilenecektir bu gelişmelerden elbette. Hem ekonomik, hem de duygusal bağlamda beklentilerine karşılık bulan işçilerin yürüttüğü bir iş akışı, her geçen gün güçlenerek, başarıyı, büyümeyi ve kaliteyi gerçekleştirecektir. Bunun için de işverenlerin, çalışanlarının gerçekten ne beklediğini bilmeleri gerekiyor. Siz biliyor musunuz?

 
< Önceki   Sonraki >
   
   
 
Exelect, Türkiye İş Kurumu tarafından verilen "Özel İstihdam Bürosu İzin Belgesi"ne sahiptir.
Belge Tarihi: 04/05/2009 Belge No: 31
"İş arayanlardan, hiçbir ad altında menfaat temin edilemez ve ücret alınamaz"


Bankalar Cad. Bozkurt Han No:3 Kat:2 Karaköy/İSTANBUL
Tel: 0212 251 99 19 Faks: 0212 251 90 45 e-mail: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
www.exelect.com.tr