Buraya kadar... E-posta

Buraya kadar...İş dünyasının, teknolojinin, iletişimin gelişimine paralel olarak, daha iyi ve kaliteli bir iş yaşamı için her geçen gün yeni çalışmalar yapılmakta. Yapılan pek çok araştırmanın, eğitimin, çalışmanın çok önemli bir amacı var: Çalışanların mutluluğunu, motivasyonunu, işe bağlılığını, verimliliğini vb. artırmak.

Hemen tüm araştırmacıların, insan kaynakları yöneticilerinin, işverenlerin, eğitmenlerin amacı; çalışanları daha başarılı kılmak.

Çalışma yaşamı içinde karşılaşılabilecek problemleri çözmeyi amaçlayan tüm bu çabaların üstesinden gelemediği problemler de yok değil. Bazen öyle şeyler vardır ki, olanca eğitim, motivasyon, kişisel gelişim çabası, ortadaki problemi çözmeye yetmeyebilir.

İşi bırakma kararını nasıl vermeli?

Burada da karşımıza şu soru çıkmakta: "İşimizi bırakmamız gerektiğine nasıl karar vermeliyiz?"

Hemen hepimiz, yaptığımız işin bizi mutlu etmesini, belirli bir iş akışımızın olmasını, düşüncelerimize önem verilmesini bekleriz, iş yaşantısından. Bir işimizin olmadığı ve işe gereksinim duyduğumuz günlerde, "Bir iş bulabilsem, çok çalışmam gerekse de şikayet etmeyeceğim" kapsamında şekillenen beklentiler, iş bulunduktan sonra aynı biçimde kalmaz doğal olarak. Başlangıçta kendimizi iyi hissettiğimiz bir iş, zaman içinde çekiciliğini, yapılabilirliğini kaybedebilir. Motivasyonun azalması, işten uzaklaşma eğilimi, 'İş bitse de gitsek' arzuları gelip yerleşmeye başlar zihnimize.

Hiçbir şeyin nedensiz olmadığı gibi, bu durumun da nedenleri var elbet. Sorunsuz bir yaşam ister her insan ama, böyle bir olasılık pek yok gibi. Hemen her alanda olduğu üzere, iş yaşantısında da problemlerle karşılaşılması zaman zaman olası. Bu problemlerin hangilerinin insanin kendisi kaynaklı olduğu, problemin çözülebilirliği, çözüm için yapılması gerekenler, çok çeşitli sonuçlara veya gelişmelere yol açabilir. Bazen sıradan bir sorun karşısında "Artık bu işi yapamayacağım" derken bulursunuz kendinizi. Sorun o sırada çıkmamıştır oysa ortaya. O sırada olan, üstü kapalı sorunlar yumağının birdenbire üstünüze yuvarlanıvermesinden başka birşey değildir.

Bazen en iyi yol, gitmekHangi durumlar gitme kararını hızlandırıyor?

İş ortamında karşılaşılan bazı işaretler vardır ki; sıradan problemler olmanın ötesinde, "buraya kadar" denmesinin zamanının geldiğini gösterir. Bu durumda, karşılaştığımız problemlere ilişkin bir algılama geliştirilmesi gerekiyor demektir. Gerçekten de "buraya kadar" denmesi gerekiyorsa; bu gerekliliğin ıskalanması hem kendimize, hem çevremize yarardan çok zarar getirmemize yol açar. Bunun en iyi yolu, problemlerin kaynağını, sürekli olup olmadığını, işe ve bize olan etkilerini analiz etmek olsa gerek. İşte burada da, yapılmış araştırmalar, işin bırakılmasını gerektiren işaretleri ortaya koyan çalışmalar var tabii. Bu araştırmaların ortaya koyduğu sonuçlardan daha önemli olan ise, bizim için hangi problemin ne anlam taşıdığı.

  • Yaptığınız işlerin takdir görmemesi, motivasyonunuzu  ve performansınızı azaltır günden güne. Kendisine verilen işleri yaptığında herhangi bir geri bildirim alamayan, iyi birşeyler yaptığında bunun yansımalarını hissetmeyen bir çalışanın bir süre sonra işini bırakması kaçınılmazdır.
  • Çalışma arkadaşlarınızla iletişim kuramıyorsanız, kendinizi oraya ait hissetmiyorsanız, üzerinde durulması gereken bir problem var demektir. Bu iletişimsizliğin veya ait olamama duygusunun sizden kaynaklanmadığından eminseniz, gitme vakti gelmiştir.
  • Çalıştığınız ortamdaki uygulamaların, hakkaniyet ölçülerine sahip olmadığına inanıyorsanız, haksızlığa uğradığınızı düşünüyorsanız, çalışmaktan daha çok yoracaktır bu duygu sizi. Bir çok şeyden daha yorucu ve yıpratıcıdır çünkü, yaptığının karşılığını alamama düşüncesi. Buradaki hakkaniyetsizliğin, ücret veya sosyal haklar benzeri doğrudan maddesel temellere dayanıyor olmasına da gerek yok üstelik. Yöneticinizin bir başka arkadaşınıza sizden daha yakın davrandığını, ona karşı daha hoşgörülü, daha iyimser olduğunu görmek, diğerlerinden daha da büyük bir isteksizliğe ve mutsuzluğa yol açar çoğu kez.
  • Düşünceleriniz önemsenmiyorsa ve sürekli olarak göz ardı ediliyorsanız, birşeyler yanlış gidiyordur. Her konuda fikrinizin alınmasını, fikirlerinizin daima öncelikli olarak dikkate alınmasını beklemek, fazlaca iyimser bir yaklaşım olabilir. Bununla birlikte, işinizle ilgili olarak sizin ne düşündüğünüzün, daha iyisi için söyleyebileceğiniz sözlerin dikkate alınır olmasını bekleyebilirsiniz. Birileri fikirlerini ortaya koyduğunda, çokça değer verilmekte iken, sizin böyle bir şansınız olmuyorsa, yeni bir iş zamanı.

Bazen en iyi yol, gitmek

İş yaşamının akışı, değişkenliği, yoğunluğu içinde hemen hepimiz düşünmüşüzdür zaman zaman,"buraya kadar". Yanlış alarma yakalanıp aslında mutlu olabileceğimiz, devam edebileceğimiz bir işi bırakmak ne ölçüde can sıkıcı sonuçlara yol açma potansiyeline sahipse, gitmek gerektiği halde kalmaya devam etmek de, bir o kadar can sıkıcı olabilir. Önemli olan bizi sıkan, zihnimizi meşgul eden problemlerin kaynağı ve çözülebilirliğine gerektiği kadar kafa yormak.

Bazen en iyi yoldur bu. Tıkanan yolun açılmasına, yeni bir yaşam şansı yakalamamıza, herşeye yeniden başlamamıza temel oluşturabilecek tek çözümdür: "BURAYA KADAR..."

 
< Önceki   Sonraki >
   
   
 
Exelect, Türkiye İş Kurumu tarafından verilen "Özel İstihdam Bürosu İzin Belgesi"ne sahiptir.
Belge Tarihi: 04/05/2009 Belge No: 31
"İş arayanlardan, hiçbir ad altında menfaat temin edilemez ve ücret alınamaz"


Bankalar Cad. Bozkurt Han No:3 Kat:2 Karaköy/İSTANBUL
Tel: 0212 251 99 19 Faks: 0212 251 90 45 e-mail: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
www.exelect.com.tr