Ne yaş, ne cinsiyet… Türkiye'de ayrımcılık "hemşerilik" üzerine
Türk Ceza Kanunu'nda yapılan değişikle birlikte, ayrımcılık, işverenin karşısına yeni bir yaptırımlar zinciri getirecek. Yasanın çıkışından bu yana uzun bir zaman geçmedi. Dolayısıyla da, henüz bu konuda yasal başvurular olmadığından, içtihat oluşmadı. Batı ülkelerinde, işverenlerin korkulu rüyası olan ve işe alımda onları çok hassas davranmaya iten "ayrımcılık" konusu, Türkiye'de henüz iş arayanlar tarafından keşfedilmediğinden, şikayetler de söz konusu değil. Böyle bir durum gündeme geldiğinde, ne yaş, ne cinsiyet başımıza bela olacak gibi görünüyor. Başımıza bela olacak ayrımcılık konusu "hemşerilik" olacak gibi gözüküyor.
Ne yaş, ne cinsiyet… Türkiye'de ayrımcılık "hemşerilik" üzerineTürk Ceza Kanunu'nda yapılan değişikle birlikte, ayrımcılık, işverenin karşısına yeni bir yaptırımlar zinciri getirecek. Yasanın çıkışından bu yana uzun bir zaman geçmedi.Dolayısıyla da, henüz bu konuda yasal başvurular olmadığından, içtihat oluşmadı. Batı ülkelerinde, işverenlerin korkulu rüyası olan ve işe alımda onları çok hassas davranmaya iten "ayrımcılık" konusu, Türkiye'de henüz iş arayanlar tarafından keşfedilmediğinden, şikayetler de söz konusu değil. Böyle bir durum gündeme geldiğinde, ne yaş, ne cinsiyet başımıza bela olacak gibi görünüyor. Başımıza bela olacak ayrımcılık konusu "hemşerilik" olacak gibi gözüküyor. Türkiye'de ayrımcılık konusunun kanunlarımızda yer alması henüz çok yeni. İş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ile benzeri sebeplerle farklı muamele uygulanması ayrımcılık olarak kabul ediliyor ülkemizde. Bu kabul ediliş, yaklaşık 4 yıl öncesine dayanıyor. Dünyada ise cinsiyet ve ırk ayrımcılığına karşı yasalar 70'li yıllarda başlamış. İngiltere'de '75'te cinsiyet ayrımcılığına, '76'da ırk ayrımcılığına karşı yasa çıkarılmış. Avrupa veya Amerika'da, ücrette, kariyer olanaklarında, işten çıkarma ve işe alım ile cinsiyet ve ırk ayrımcılığı konularında özel yasalar bulunuyor. Özellikle Amerika'da yaş nedeniyle işten çıkarma veya terfi konularında çalışanlar açısından çok ciddi korumalar mevcut. Ülkemizde ise, 4857 sayılı İş Kanunu Madde 5'teki eşit davranma ilkesi, aslında dünyadaki genel eğilimin sonucu. İş Kanunu ve TCK'de ayrımcılık Eşitlik ilkesine aykırı davranılması halinde yaptırım nedir? diye baktığımızda, görüyoruz ki, caydırıcılığı Türk Ceza Kanunu (TCK) kadar güçlü değil.
İş ilişkisinde veya sona ermesinde bu madde hükümlerine aykırı davranıldığında işçi, dört aya kadarki ücretinin yanısıra, yoksun kaldığı haklarını da talep edebiliyor. İş Kanunu'nda ayrımcılıkla ilgili bunun dışında bir madde bulunmuyor. Ancak, TCK'nın 122. maddesinde; bir kişinin işe alınmasını ya da alınmamasını dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din-mezhep vb. sebeplere dayandıran işverenin, 6 aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılması öngörülüyor. TCK, fesih, terfi ya da ücret konusunda bu tür bir cezai yaptırıma gitmemişken, işe alım konusunu ayrımcılığın içerisine dahil ediyor. Örneğin, sadece bir cinsiyete yönelik ilanlardan kaçınılması gerekiyor. Tabi ki o iş yalnızca özel bir cinsiyeti gerektirmiyorsa. Yurtdışındaki UygulamalarYurt dışındaki uygulamalarda, yalnızca işverenler değil, işverenlerin görevlendirdiği istihdam şirketleri, kariyer ofisleri vs. de aynı yaptırımın içerisine bulunuyor. Bu durumda, işverenlerin, onlar adına çalışan insan kaynakları şirketinin faaliyetlerinden sorumlu olmaları söz konusu. Yurt dışında ayrımcılık konusunda daha da ileri gidilerek, direkt ayrımcılık, endirekt ayrımcılık şeklinde sınıflandırma yapılmış. Örneğin; etnik gruplara, ırklara veya medeni duruma yönelik direkt hedef almalar direkt ayrımcılık kapsamında görülürken, bekar kişilere evli olanlara oranla daha az iş verilmesi dahi zaman içinde ayrımcılık olarak sayılmış ve endirekt ayrımcılık olarak ele alınmıştır. Cinsiyet Ayrımcılığı ve Hamilelik İngiltere'de işe başvuran aday hamile olduğu için işe kabul edilmezse bu bir ayrımcılık sayılıyor. Eğer iş direkt olarak hamile olan bir kadının çalışmaması gereken bir iş değilse, bir kişiyi hamile olduğu için aday listesinden çıkartamıyorsunuz. Özürlülere Ayrımcılık Avrupa'da özürlülere ayrımcılık için de yaptırımları ağır olan, daha çok 90'lı yıllarda çıkarılmış yasalar var. Yine batıda, AIDS hastaları için bazı koruma yasaları mevcut. Bizde ise, yasada öngörülen özürlü kadrosunu doldurmak için şirketler personel arayışına girdiklerinde, çoğu zaman talep ettikleri niteliklere uygun özürlü çalışan bulmakta zorlanıyorlar. Yaş Ayrımcılığı Amerika'da yaş nedeniyle işten çıkarma veya işe almama ya da terfi ettirmeme konularında korumalar mevcut. Avrupa'da 2006 yılından itibaren yaş konusundaki her türlü ayrımcılık yasa dışı sayılmaya başlandı. Bu durumda da iş başvurularında genç, yeni mezun aday veya meşhur klişemiz "30 yaşını aşmamış olmak", yaş ayrımcılığına giriyor. Başka ne tür ayrımcılık olabilir?Örneğin; bir kişinin belirli bir sendika üyesi olması gerekçesiyle işe alınmaması bir ayrımcılıktır. Ayrıca, eski hükümlülerin işe alınmasında da ayrımcılık olabilir. Avrupa'da eski hükümlülerin hangi işlerde çalışıp hangi işlerde çalışamayacakları belirlenmiş durumda. Bizde henüz böyle bir ayrım yok. Tek bildiğimiz, şirketlerin eski hükümlü ararken kız kaçırmış olanları tercih etmesi. Bir ara gazetede böyle bir ilan çıkmış, uzun bir süre espri konusu olmuştu. Bir şirket, kız kaçırmadan dolayı hükmü olan personel aramıştı. Bahsettiğimiz uygulamalar, ayrımcılık konusunda 30 yıldır uygulanan yasalarla hareket eden ülkelere ait. Bizde ise ayrımcılık konusu, 2003 yılından itibaren iş yasamıza girdi. İşsizlik oranının, resmi verilere göre yüzde 12'ler civarında olduğu ülkemizde, ayrımcılığa ilişkin yasaların nasıl uygulanacağını yalnızca zaman gösterecek.
|